Gürkan Özsoy Blog

#Bloglamak . #Bludit . #Güncel . #Matematik . #Öğrencilik


Prusya Üzerine


İlk "reich" (hükümdarlık/krallık) Kutsal Roma İmparatorluğu ya da bazı kaynaklarda "Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu"dur. Kutsal Roma İmparatorluğu, esasen bir devlet değil, hukuki bir statüden ibaret olan düklük, kontluk ve krallıkların oluşturduğu siyasi bir yapıdır. Bu yapıyı oluşturan liderler kendi aralarında savaşabilecekleri gibi, dış tehditlere karşı ittifak kurabilir ya da karşı tarafa yardım edebilirlerdi. Bazı siyasi yapılar, İmparator seçiminde önemli oylar kullanabilirlerdi ve bunlara "Büyük/Yüce Elektörler" denirdi. Konumuzu oluşturan Prusya Krallığı da, Yüce Elektör sıfatını taşıyan Brandenburg Düklüğü'nün yayılması ve Dük'ün Prusya Kralı olarak taç giymesinden sonra Kutsal Roma üyelerince tanınan bir ülke idi.

Prusya imparatoru I.Wilhelm

Kutsal Roma İmparatorluğu, Otuz Yıl Savaşları'nın sonunda 1648 yılında yapılan Vestfalya Barışı (Alm. Westfalen, İng. Westphalia) metninde sadece isim olarak belirtilirken, İmparator II.Franz (Francis olarak da bilinir) taç giyene dek resmî olarak dağılmamıştı. Dağılmak olarak anlatılmak istenen ise, üyelerin seçime katılmaması ve İmparator'a bağlılık bildirmemesidir. Artık Ren (Rhein) Nehri'nin doğusunda tek bir Alman toprağı değil, dağınık halde, irili ufaklı birçok Alman devleti bulunmaktaydı. Bu durum, günümüzde Kaliningrad olarak bilinen ve Rusya Federasyonu'na bağlı olan ve eski adıyla Königsberg olarak bilinen kentten yola çıkan bir tüccarın, Ren Nehri yakınlarındaki Baden şehrine giderken her devletin gümrük vergilerini ödemesine ve satılacak ürünün fiyatının olağanüstü bir artış sergilemesine sebep olmaktaydı. Tabii ki, ayrıca ticaretin deniz yoluyla kolayca icra edilmesi zorlaşırken, ithalat seviyelerinin artmasına ve kalkınma seviyesinin düşük oranlarda seyretmesine neden olmuştur. Bu duruma Prusya gözünden bakmak gerekirse, Königsberg ve Memel (günümüzde sırasıyla Rusya Federasyonu ve Litvanya) en doğusunu; toprak bütünlüğü olmaksızın Alsace-Lorraine sınırı ise en batısını oluşturan bu ülkede, kendi şehirleri arasında ticaret yapılabilmesi için yine diğer devletlerin topraklarından geçmek ve gümrük vergisi ödenmesi gerekir. Aşağı yukarı 1760'lı yıllarda Birleşik Krallık'ta yaşanan Sanayi Devrimi'nin getirilerini iyi kavrayan Prusya, bu devrimin getirilerinden biri olan "daha fazla ürün çıkarmak ve bu ürünleri pazarlamak" gerekliliğini karşılamak isteğindeydi ve gümrük duvarları bu isteğin önündeki en büyük engellerden biriydi. Ayrıca Almanca konuşulan toprakların en büyük tehditleri olan Avusturya'nın nüfuzu ve Ren'in batısından yani Fransa'dan gelebilecek agresyonların (saldırganlıkların) önüne bir bütün halinde geçilmesi gerekiyordu.

Bütün bu tehditler karşısında önce her ülkeden seçilecek temsilcilerin meydana getireceği bir meclis toplanması öngörüldü. Her ülkenin seçim sistemi farklılık gösterdiğinden yeknesak bir uygulama söz konusu değildi. Örneğin Prusya'da "üç aşamalı seçim" modeli benimsenmişti, bu sisteme göre 24 yaşını aşmış ve doğrudan vergi veren her erkek oy kullanabilirdi ve ödenen vergi miktarına göre bir sınıfa dahil olmak söz konusuydu. Üçüncü sınıf, popülasyon arasında en düşük vergiyi verenlerden ibaretti. Her ülkeden gelen temsilcilerin oluşturduğu meclis, ev sahipliği yaptığından dolayı "Frankfurt Meclisi" olarak anıldı ve temsilciler, bir Anayasa hazırlamakla görevlendirildi. Yapılan müzakere ve tartışmalar sonucunda Frankfurt Meclisi, hazırladığı Anayasa'yı her hükümdara takdim etti. Prusya Kralı IV.Friedrich buna tâbi olmayı reddetti, yetkilerini kısıtlamaya hiç de istekli değildi çünkü Prusya Napolyon Savaşları'nın muzaffer ve galip tarafında yer alıyordu ve Kuzey Almanya'daki pek çok hükümdarlığı nüfuz alanında barındırıyordu ve Meclis'e yönelik arzu ettiği icraat bu değildi. Ayrıca Meclis dahilinde hissedilen Avusturya nüfuzu, Prusya'yı rahatsız ediyordu. Kriz, 1866'daki "Yedi Hafta Savaşı" adıyla patlak verdi.

Tarihte Prusya Krallığı

Savaşın öncesinde, Danimarka ile Prusya arasında ihtilâfa konu olan Schleswig-Holstein Düklüğü, kuzeydeki Schleswig'in Prusya'ya; güneydeki Holstein'ın ise Avusturya'ya verilmesi, Danimarka'yı denklemden çıkarmak suretiyle ihtilâftaki taraf değişikliğine sebep olmuştu. Yedi Hafta Savaşları, Avusturya-Hanover-Saksonya ve Bavyera'nın, Prusya ve bazı küçük Alman devletleri arasında gerçekleşirken, Venedik'i ele geçirmek isteyen ve fırsattan yararlanan İtalyanların Prusya ile ittifak kurması sebebiyle Avusturya'nın iki ayrı cephede çarpışamaması sonucunda kaybetmesi ile sonuçlanmıştır. Savaşın sonunda Prusya hem Schleswig-Holstein'a bir bütün halinde hükmetmekte, hem de kurulması derinden arzulanan Gümrük Birliği (Zollverein) ve ardılı olacak siyasi birlik planlarından Avusturya'nın dışlanmasına neden olmuştur. Nihayet Prusya, kendini hem yabancı hem de Almanca konuşulan ülkelere karşı ispatlamış ve önünde gümrük duvarlarının kalktığı bir yapı kurma hayallerini icra edebilir hale getirmişti. Zollverein, Prusya nüfuzundaki tüm ülkelerce kabul edildi ve nüfus, yıllar önce "lüks" olarak değerlendirilebilecek fiyatlardan satılan ürünlere daha kolay erişir ve parasını yatırımlara ayırabilir hale geldi. Dolayısı ile dış ticarette ihracat kalemi artarken, ithalatın düştüğü görülmekteydi. Kurulan bu ekonomik birlik, planlandığı gibi siyasi birliği de beraberinde getirdi ve Prusya önderliğinde "Kuzey Alman Konfederasyonu (Norddeutscher Bund)" kuruldu. Müteakip yıllarda Güney Alman devletlerinin de Birlik'e, "Bund"a katılımı ile birlikte, Almanya'nın birleşimi tamamlandı ve 1870-1871 yılları arasındaki Fransa-Prusya Savaşı'nda Prusyalıların Paris'e girmesi ile birlikte, Fransa'nın mağlup olması sonucunda, Versailles (Versay) Sarayı'nda imzalanan antlaşma ile Prusya Kralı I.Wilhelm, "Alman İmparatoru" sıfatıyla taç giydi.

Yaklaşık 38 milyon nüfuslu Fransa'yı yenen 17,7 milyonluk Prusya'nın başarı sırrı, Fransa'nın Atlantik Okyanusu, Dover Boğazı ve Akdeniz'de kıyısı olmasından kaynaklı büyük bir donanma beslemesinin ve 1789'daki İhtilâl'den sonra "levée en masse" (kitlesel askere alma) politikasının sonucu olarak kalabalık bir kara ordusu beslemenin getirdiği maddi yüklerin karşısında, kara doktrinlerine yönelmiş, Fransa'nın kullandığı "chassepot" adlı kuyruktan dolma tüfeklere karşı eski "Dreyse"lerini yeni "Mauser"(Mavzer) ile değiştirmek ve Krupp gibi köklü firmaların geliştirdiği topları kullanmak, ordusuna politikayı karıştırmamak idi.

Nihayet, İkinci Dünya Savaşı'nın Müttefikler tarafından kazanılmasının ardından, 25 Şubat 1947'de Müttefik Kontrol Konseyi tarafından yararlanan kararname ile Prusya ilga edilmiştir.

NOTLAR:

Yukarıdaki Prusya haritası https://tr.wikipedia.org/wiki/Prusya_Krallığı adresinden alınmıştır. Alıntı yaparken bu nota yer vermeyi unutmayınız.



Nasıl yorum yaparım?