Hakkımda . Gizlilik . İletişim . Yazılarım . RSS


Martın sonu Bahar

Apr 1, 2019 164 kez okundu. Güncel

Martın sonu Bahar

Bir seçimi daha geride bıraktık. Ama bu seçim önemli bir seçimdi. Yerel yöneticileri belirlediğimiz bu seçimle, aslında bundan sonraki genel seçimde ülkeyi kime teslim edeceğimizi de şimdiden kararlaştırmış oluyoruz.

Seneler boyu iktidarın devletin her olanağını kullanarak girip kazandığı seçimler gördük. Muhalefet de elbet çok sayıda hata yaptı. Ama 31 Mart 2019 seçimleri tam manasıyla bir milat oldu. Ankara'da Mansur Yavaş, İstanbul'da Ekrem İmamoğlu kazandı. Bu kez herkes çok iyi çalıştı ve geçmiş seçimlerde olduğu gibi, Anadolu Ajansı manipülasyonuna pabuç bırakılmadı. Bu kez atı alan Üsküdar'ı geçemedi. Hem İmamoğlu'nun hem Yavaş'ın kararlı duruşları sayesinde seçmen iradesi sandığa yansıdığı gibi aynen tecelli etti. Hareketli ve uykusuz geçen bir gecenin ardından sonuçların ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yerel seçimde başarılı olan bütün başkanları tebrik ediyorum, hepsine başarılar diliyorum.

Bu seçimin önemli birkaç sonucu oldu ve olacak:

İktidar yerelde ciddi anlamda güç kaybetti

Cumhurbaşkanı ve AKP genel Başkanı Erdoğan, her ne kadar İstanbul dahil kaybedilen şehirlerin ilçelerini aldık dese de, kendisi de çok iyi biliyor ki bu seçim sonuçları hem kendi şahsı hem partisi adına çok büyük bir hezimet. Bugüne kadar her seçimde devlet olanaklarını kullanan, kendi medyasıyla ezici üstünlük kuran Erdoğan'ın gücü ciddi anlamda azaldı. 

Korku İmparatorluğu çöktü

17 yıl boyunca, özellikle muhalefete acımasızca saldıran Erdoğan ve iktidarı ülkeyi korkuya ve karanlığa teslim etmişti. Muhaliflere karşı pek çok zorbalığa, haksızlığa, hukuksuzluğa ve zulme başvuran Erdoğan ve partisinin 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde uğradığı hezimet, muhalif kanadın üzerine bir lanet gibi çöken bütün korku bulutlarını dağıttı. Artık Erdoğan şunun farkında: Bu saatten sonra muhalefete karşı atacağı herhangi bir olumsuz adım, hem yurt dışında hem yurt içinde kendi meşruiyetini sorgulamaya yol açacak ve belki her şeyin, özellikle ekonominin çok daha büyük hasarlar almasına neden olacak. Seçmen Erdoğan'a ve partisine çok büyük ve ciddiye alınması gereken bir ders verdi. Yine seçmen, tehdit ve ayrıştırma diline prim vermeyeceğini gösterdi ve yalanla iftiralarla yürütülen kampanyalara taraf olmayacağını iktidar mensuplarına hatırlattı.

CHP iktidarının önü açıldı

Bu seçimlerin en büyük kazananı elbette Cumhuriyet Halk Partisi (CHP). Tabii CHP'ye destek olan İyi Parti başta olmak üzere, demokrasiye gönül veren ve AKP'den bunalan Kürt seçmenlerin çoğunluğunu oluşturduğu demokrasi blokunun bu yerel seçim sonuçlarında katkısı asla küçümsenemez.

Kürtler, kendilerini PKK ile eş tutan o zehirli ve bölücü dile kanmadılar ve Millet İttifakı'na yöneldiler. Eğer önümüzdeki genel seçimlerde Kürtler yeniden CHP'nin başı çektiği Millet İttifakı'na yönelirlerse, ülkenin geleceği çok daha aydınlık olacaktır. Kürtler geçmişte olduğu gibi yeniden CHP'yi bağırlarına basmalılar. CHP geçmişte Kürtlerin eviydi. Bu yüzden Kürtler artık eve dönmeli. Kürtlerin geleceği de Türkiye'nin geleceği de CHP'ye emanet edilmeli.

Sonuç olarak bu yerel seçim hiç şüphesiz daha çok konuşulacak. Etkileri ise uzun vadeli olacak. Burada CHP yönetimine de büyük iş düşüyor. Buna başka bir yazıda değineceğim. Martın sonu bahar oldu. Şehirlerimizi geri aldık. Sıra cumhuriyetimizi geri almakta.