Hakkımda . Gizlilik . İletişim . RSS


Kut’ül Amare Zaferi

4 Mayıs 2019 Okuma Süresi: 5 dakika

Kut’ül Amare Zaferi

1915-1916 yıllarında Osmanlılarla İngilizler, Güney Irak’ın Kut’ül Amare bölgesinde karşı karşıya geldiler.

1914 yılında İngilizler Irak’ı işgal etmişlerdi. 1915 sonbaharında Irak’ın kuzeyine doğru hareket etmeye başlayan General Townshend komutasındaki İngiliz birlikleri, Nurettin Bey (sakallı Nurettin Paşa) komutasındaki Osmanlı ordusunun direnişine rağmen Basra Körfezi’ne 400 km mesafedeki Kut’ül Amare bölgesini 28 Eylül 1915’te işgal ettiler. Burada hazırlıklarını tamamlayan İngilizler, 160 km mesafede, Bağdat’ta konuşlu bulunan Osmanlı ordusuna karşı saldırıya geçti. 22 Kasım 1915’te yaşanan kanlı çarpışmalar, İngilizlerin çok sayıda kayıp vermelerine neden oldu ve İngilizler tekrar Kut’ül Amare bölgesine geri çekildiler.

Bundan sonra Nurettin Bey, karşı saldırıya geçti ve İngilizleri kuşattı. Fakat Nurettin Bey’in kuşatmayı başarıyla sonuçlandıramaması, görevden alınmasına neden oldu. Yerine Halil Paşa görevlendirildi. Halil Paşa, Kut’ül Amare’de sıkıştırdığı General Townshend komutasındaki İngilizleri epey hırpaladıktan sonra yardıma gelen General Dercy Lake komutasındaki takviye İngiliz birliklerini de 29 Nisan 1916‘da bozguna uğrattı ve böylece savaş sona erdi. General Townshend teslim oldu ve tutuklanıp İstanbul’a, Büyükada’ya yollandı.

Kut’ül Amare Savaşı, 1.Kut Savaşı olarak da isimlendirilir.

Daha sonra 1917 yılında bu bölge, tekrar İngilizlerin eline geçti.

Kut’ül Amare: Gerçekten zafer mi yoksa geçmişin manipülasyonu mu?

Kut’ül Amare kimileri tarafından zafer, kimileri tarafından ise mağlubiyet olarak tanımlanıyor.1

Mağlubiyet diyenlerden biri de Cumhuriyet gazetesi köşe yazarlarından Tayfun Atay. Atay, “bir Yeni Türkiye icadı: Kut’ül Amare” başlıklı yazısında Kut’ül Amare’yi “icat edilmiş gelenek” ifadeleriyle değerlendirerek şu görüşlere yer veriyor: “Cumhuriyet Türkiye’si için hem iç açıcı, hem de göz alıcı bir kutlama olan “23 Nisan”a bir karşı-anma olarak öne çıkarılan “Kut’ül Ammare” de diğerleri gibi Osmanlı’yla irtibatlı ve esasen “Yıkım”ın parçası olan hadiselerden birine göndermede bulunularak AKP Türkiye’sine tarih inşa etme girişiminin kanımızca beyhude bir yeni adımı. “

Atay, yazısında Kut’ül Amare’de yaşananları Doç. Dr. Hüner Tuncer’den yaptığı alıntılarla şöyle aktarıyor:

“Cihan Harbi’nde 29 Eylül 1915’te İngilizler Bağdat’ın 160 km. güneyinde, Dicle Nehri kıyısındaki Kut’ül Ammare kasabasını işgal eder. Alman mareşali vonder Goltz komutasındaki Osmanlı ordusu harekete geçip Kut’u kuşatır, sonra da (EnverPaşa’nın amcası) HalilPaşa komutasındaki ordu İngilizleri bozguna uğratarak Kut’ül Ammare’yi geri alır.

Lâkin Ocak 1917’de İngiliz kuvvetleri Basra’da tekrar toplanır ve 22 Şubat’ta Kut’ül Ammare’yi yeniden ele geçirir. Ardından ilerleyip Bağdat’a dalarlar. Osmanlı Bağdat’ı geri almak için yine Almanlara müracaat edip yardım isterse de İngilizler gemi iyice azıya alır ve Al-Ramadi’yi düşürüp Musul hariç tüm Irak’a hâkim olurlar.”

Atay’ın Kut’ül Amare için resmi anmalara başlanmasına dair yorumu ise “Yangın yerine çevirdikleri şu güzelim memlekete “Yeni Türkiye” diyorlar ve ona Cihan Harbi yangınıyla küle dönmüş Osmanlı’nın sözde galibiyet özde mağlubiyetlerinden “tarih” devşiriyorlar,” şeklinde.


[1]: Yazının bu kısmı https://www.birgun.net/haber-detay/kutul-amare-gercekten-zafer-mi-yoksa-gecmisin-manipulasyonu-mu-110634.html adresinden alınmıştır.