Gürkan Özsoy Blog


Güneş Sistemimiz


|

Yakın zamanda gençlerin güneş sistemi ve gezegenler üzerine yaptıkları sohbet sosyal medyaya düşmüştü. Bu vesileyle güneş sistemimiz hakkındaki aşağıdaki görselleri eklemeye karar verdim.

Bundan 4.5 milyar yıl öncesi... Samanyolu’nun ücra bir köşesinde, Avcı kolu üzerinde, ölmüş yıldızların artıklarıyla "zenginleşmiş" bir gaz ve toz bulutu yavaş yavaş çöküyor. Büyük bir topak ve onun çevresinde dönen bir disk oluşuyor. Merkezdeki topak, muazzam ağırlık ve basınç altında ısınıyor ve hidrojen atomları birleşerek helyuma dönüşmeye başlıyorlar. Çevredeki diskte bulunan toz zerrecikleri, birbirleriyle çarpışarak daha küçük topakçıklar oluşturuyorlar. Milyonlarca yıl sonra merkezde oluşan yıldız, rüzgârıyla arta kalan tozları süpürüyor. Ortaya çıkan, G2 tayf sınıfından, 350 bin Dünya kütlesinde sarı bir yıldız. Orta büyüklükte sayılsa da, Evren’deki kardeşlerinin yüzde 95’inden daha büyük. Çevresindeyse, güçlü kütle çekimiyle yönettiği gezegenler. İşte Evren’de yaşam türlerine ev sahipliği yaptığı bilinen tek sistem, Güneş Sistemimiz...

Karasal Gezegenler

Güneş oluşma sürecindeyken, çevresinde dönen gaz ve toz diskinin, merkezdeki topağa yakın iç bölgeleri çok yüksek sıcaklıklarda bulunuyordu. Bu nedenle, iç kesimlerde ortaya çıkan gezegenler, ölmüş yıldızların enkazı olan silisyum, demir, vb. gibi, bir yıldızda pişirilmiş ağır elementlerden oluştular. Merkezde demir bir çekirdek. Onu çevreleyen, erimiş kayalardan kalın bir "manto". Ve onun da üzerinde, büyük oranda silisyum içeren, soğumuş, katılaşmış bir kabuk. Bu, iç gezegenlerin oluşumu için genel bir model. Güçlü teleskopların pek çok yerde saptadığı gaz ve toz diskleri, gezegen oluşum modelini doğruluyor.

güneş sistemi

güneş sistemi gezegenler

Dev (Gaz) Gezegenler

Karasal gezegenler, oluşum halindeki Güneş'in çevresinde dönen gaz ve toz bulutunun dış kısımlarında ortaya çıktılar. Diskin, merkezdeki topaktan uzak bu dış bölgeleri oldukça soğuktu. Dolayısıyla, toz zerreciklerinin yanı sıra buz ve kar parçalarını da içlerine aldılar. Sonunda öylesine büyüdüler ki, çevredeki hidrojen ve helyumu da çekip çok kalın atmosferlere sahip oldular. Atmosferlerinde, bu iki gazın yanı sıra, metan, etan gibi gazlarla, su buharı da bulunur. Yüksek dönme hızları nedeniyle atmosferleri çok hareketli. Büyük kütleleri nedeniyle, Güneş Sistemi'nin oluşum artıkları olan kuyrukluyıldız, asteroid gibi gökcisimlerini kendi üstlerine çekerek, iç gezegenleri felâketli çarpışmalardan korurlar. Sahip oldukları dev uydulardan bazılarında donmuş, ya da sıvı halde su bulunuyor.

Diğerleri-Asteroidler

Mars ve Jüpiter'in yörüngeleri arasında yer alan bir kuşakta, çapları birkaç km ile 100 km arasında değişen, genellikle düzgün bir biçimden yoksun binlerce gökcismi yer alır. Asteroid adı verilen bu kayaların, Jüpiter'in güçlü kütle çekimi nedeniyle bir gezegen oluşturamamış parçalar olduğu sanılıyor.

güneş sistemi gezegenler

Kuyrukluyıldızlar

Güneş Sistemi'nin sınırlarındaki bu "kirli kartopları" başlıca iki bölgede bulunurlar. İlki, Plüton'un yörüngesi dışında bir disk biçiminde yer alan Kuiper Kuşağı. İkincisiyse, Güneş'ten 7,5 trilyon km uzakta yaklaşık 1 trilyon kuyrukluyıldızdan oluşan küresel Oort Bulutu. Bunlar bazen yerlerinden koparak Güneş çevresinde uzun yolculuklara çıkarlar. Güneş'e yaklaştıklarında eriyen buz ve saçılan tozlar, arkalarında güneş rüzgârının uzattığı kuyruklar oluşturur.

plüton tartışmalı gezegen